Türkiye'den her zaman 3 büyükler yer alırdı bu oyunda ama anlaşılan 4. bir büyük ortaya çıkmış!!!..Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray'dan sonra şimdi de Sivasspor..Hala şaşkınlık içerisindeyim..Konami acaba pişman olmuşmudur Sivasspor'a yer vermesine..İşte bu takım şimdi yerlerde sürünüyo adeta..TSL de cok kötü günler geçiren yiğidoların bir an önce toparlanması lazım..Asker Bülent'in yerine göreve getirilen Ertuğral umarım bu takımı tekrar güzel günlere kavuşturur..Bülent hocanın sayesinde Sivasspor'u sevenler ve sevmeyenler şeklinde ikiye ayrılan futbolseverlere Sivasspor'u sevdirir..Bizde doya doya Pes 2010 da Sivasspor ile devlere karşı mücadele ederiz..
31 Ekim 2009 Cumartesi
PES 2010'da Sivasspor'u Görmek..
Türkiye'den her zaman 3 büyükler yer alırdı bu oyunda ama anlaşılan 4. bir büyük ortaya çıkmış!!!..Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray'dan sonra şimdi de Sivasspor..Hala şaşkınlık içerisindeyim..Konami acaba pişman olmuşmudur Sivasspor'a yer vermesine..İşte bu takım şimdi yerlerde sürünüyo adeta..TSL de cok kötü günler geçiren yiğidoların bir an önce toparlanması lazım..Asker Bülent'in yerine göreve getirilen Ertuğral umarım bu takımı tekrar güzel günlere kavuşturur..Bülent hocanın sayesinde Sivasspor'u sevenler ve sevmeyenler şeklinde ikiye ayrılan futbolseverlere Sivasspor'u sevdirir..Bizde doya doya Pes 2010 da Sivasspor ile devlere karşı mücadele ederiz..
Etiketler:
futbol genel
27 Ağustos 2009 Perşembe
Kötünün iyisi

22 mayıs 2010 tarihinde Madrid te oynanacak olan Şampiyonlar Ligi grupları bugün yapılan kura çekimleriyle belli oldu.
Kura çekilişine katılan takımlar arasında bizi ilgilendiren en önemli takım tabi ki de Beşiktaş tı. Hepimiz acaba kara kartalın rakibi kim olacak diye heyecanla beklerken kurular çekildi Manu, CSKA, Wolsfburg ve Beşiktaş B grubunda yer aldılar.
Kura çekimini izlerken 2. Torbada yer alan Real Madrid, İnter gibi zor rakiplerin arasından CSKA’ nın gelmesini ne kadar sevindiysem, 4. Torbada o kadar kolay rakiplerin arasından son Bundesliga Şampiyonu Wolsfburg’ un gelmesine ise bir o kadar üzüldüm.
Ama olaya birde iyi yönden bakmak lazım B grubu değil de ölüm grupları olarak nitelendirebileceğimiz C veya F grupları gelseydi ne olacaktı? Şu olacaktı Beşiktaş Turkcell Süper Lig’ de yoluna devam edecekti… Kötünün iyisi diyebileceğimiz B grubuna baktığımızda en azından UEFA Avrupa Liginde yoluna devam etme şansı bulunuyor.
Kura çekimini izlerken 2. Torbada yer alan Real Madrid, İnter gibi zor rakiplerin arasından CSKA’ nın gelmesini ne kadar sevindiysem, 4. Torbada o kadar kolay rakiplerin arasından son Bundesliga Şampiyonu Wolsfburg’ un gelmesine ise bir o kadar üzüldüm.
Ama olaya birde iyi yönden bakmak lazım B grubu değil de ölüm grupları olarak nitelendirebileceğimiz C veya F grupları gelseydi ne olacaktı? Şu olacaktı Beşiktaş Turkcell Süper Lig’ de yoluna devam edecekti… Kötünün iyisi diyebileceğimiz B grubuna baktığımızda en azından UEFA Avrupa Liginde yoluna devam etme şansı bulunuyor.
Kendi evindeki maçlarda ve CSKA ile Wolsfburg deplasmanlarından alacağı puan veya puanlarla bir üst tura çıkma şansını bile zorlayabilir. Ama Beşiktaş’ ın başında Mustafa Denizli gibi bir teknik adam varken bu şansın zor olduğunu düşünmeden edemeyeceğim… Hepimizin bildiği gibi Sayın Denizli’ nin Avrupa karnesi pek iç açıcı değil. En son hatırladığın Fenerbahçe’ nin başındayken Şampiyonlar Liginde grupta oynadığı 6 maçın hepsini kaybederek aldığı diyemeyeceğim alamadığı 1 puanla sıfır çekerek tarihe geçmesiydi… Tek dileğim böyle bir olayın bir kez daha yaşanmaması…
Başarılar Beşiktaş….
Etiketler:
Şampiyonlar ligi 2009-10
26 Ağustos 2009 Çarşamba
25 Ağustos 2009 Salı
Uygun adım geri

İlk maçta almış olduğu 3-0 ‘lık mağlubiyetten sonra buğun deplasmanda Shakhtar Donetsk ile oynadığı ikinci maçı da 2-0 kaybeden yiğidolar da Avrupa hayalleri tamamen sona erdi.
İlk maçın ardından bütün herkes Avrupa defterinin kapandığı konusunda hem fikirdi zaten… Çıkmadın candan ümit kesilmez hesabı Ukrayna deplasmanına giden Sivasspor tek hedef Turkcell Super Lig parolasıyla Türkiye’ ye dönüş yolculuğuna hazırlanmaya başladı.
Fakat işin kötü yani sadece Avrupa da değil Turkcell Super Ligde de kırmızı beyazlıların iyi oldukları söylenemez. Bu yıl gerçekten çok kötü performans sergileyen Bülent hocanın talebeleri lig de yaptıkları iki karşılaşmadan da sıfır puan alarak taraftarlarını şaşırtmaya devam ediyorlar.
Bu durumun temel sebebi iki yıldır savunmaya yönelik kapalı futbol oynayan, oyunu kendi yarı sahasında kabul edip rakibini ters zamanlarında yakaladıkları pozisyonlarda gol bulmaya çalışan ve oldukçada başarılı oldukları oyun anlayışından vaz geçip üç büyüklerin sistemine yani hücuma dönük futbol anlayışını uygulamaya çalışmasıdır.
Etiketler:
Sivas - Shakhtar donetsk
Tatsız olaylar

Diyarbakır deplasmanına giden Fenerbahçe’ de tatsız olaylar takım daha havalimanından ayrılmadan yaşanmaya başladı. Kendini bilmez birkaç Galatasaray’ lı taraftar milli futbolcu Emre Belözoğlu’ nun üzerine Galatasaray forması atarak istenmeyen olayların yaşanmasına sebep oldu.
Galatasaraylı olarak sarı kırmızlı taraftarların bu şekildeki davranışlarına anlam vermekte gerçekten zorlanıyorum. Hala emre ile uğraşmaları bana garip geliyor adam Fenerbahçe’ ye gideli 2 yıl olmuş ama Galatasaray’ lı taraftarların yaptıklarına bakılırsa öfkeleri hala geçmemiş ve de geçmeyecek gibi duruyor.
Maç genel anlamda oldukça hareketli geçti fakat bu hareketliliğin temelinde oynanan futboldan ziyade tribünler de yaşanan olayların yer alması bizleri gerekten üzdü. Diyarbakırspor’ lu bir taraftarın bir anda sahaya girmesi ve kendini top zannederek kaleye girmesi işin en ilginç yanıydı açıkçası. Maç sonunda başkan Aziz Yıldırımın’ ın yaptığı açıklamaları da dikkat çekiciydi. Kendiside bir Diyarbakır’ lı olarak ‘Diyarbakır bizim rakibimiz değil’ demesi bana ilginç geldi. Söylediklerine mantıklı olarak bakıldığında doğruluk payı da olsa bu tür şeylerin basın önünde söylenilmesinin doğru olmadığını düşünüyorum. Çünkü medya grubu sürekli bir açık bekliyor sizde yaptığınız açıklamalarla onların ekmeğine yağ sürüyorsunuz… Yarın gazetelere bakalım Aziz Yıldırım’ ın yaptığı açıklamar nasıl saptırılıyor hep beraber görelim…
24 Ağustos 2009 Pazartesi
21 Ağustos 2009 Cuma
Aldatıcı sonuç

Maç hakkındaki düşüncelerimi yazmadan önce stada gidiş yolculuğunda yaşamış olduğum bir olayı sizlerle paylaşmak istedim. Henüz evden yeni çıkmıştım tabi doğal olarak her insanın maça giderken yaptığını yaptım ve tuttuğum takımın formasını üzerime çektim… Otobüsün gelmesini beklediğim sırada yurdum insanın dan bir taksi şoförü amcanın yoldan geçerken beş atmadan gelme diye bağırdığını duydum … tepkim ise sadece gülmek oldu başka ne diyebilirim ki zaten Türk insanın doğasında vardır bu tür tepkiler…
Neyse lafı fazla uzatmadan maça döneyim. Herkesin iki haftadır oyununu çok beğendiği, abarttığı Galatasaray’ ın öyle çok güzel futbol oynadığını söylemek biraz yalan olur. Açıkçası hayal kırıklığına uğradım diyebilirim. Skora bakıp ta aldanmayın sakin Galatasaray iyi oynadığı için değil rakip çok kötü olduğu için bu kadar farklı bir galibiyet aldı.
Sahanın yıldızı olarak Keita’ yı gösterebilirim gerçekten çok verimli ve çok rahat adam eksilte biliyor ceza sahası içine girdiği her pozisyon gol tehlikesi olma olasılığı taşıyor diyebilirim. Fakat komiğime bir şey gitti attığı gollerden sonra statta ismi anons edilirken sanki Abdul Kader değilde Aptal Kader Keita deniliyormuş gibi duyuluyordu bu gerçekten çok komikti… Baroş’ un performansında ciddi anlamda düşüş gördüm. Neredeyse girdiği her ikili mücadelede yerde kaldı, ayakta duracak hali yokmuş gibi bir izlenim verdi.
Arda maça tutuk başlamasına rağmen son dakikalara doğru oldukça etkili bir oyun sergiledi ve perdeyi kapatan isim oldu… Kaptanlık Arda’ ya oldukça yaramış ve gerçekten taraftar Arda’ yı çok seviyor zaten kendiside bu sevgiyi fazlasıyla hak ediyor diyebilirim. İlk defa izleme fırsatı bulduğumuz Elano ise takıma tam olarak adapte olamamış sanki biraz daha zamanı ihtiyacı varmış gibi gözüktü ama yaptığı bir iki hareketle de iyi oyuncu olduğunu gösterdi adeta…
Neyse lafı fazla uzatmadan maça döneyim. Herkesin iki haftadır oyununu çok beğendiği, abarttığı Galatasaray’ ın öyle çok güzel futbol oynadığını söylemek biraz yalan olur. Açıkçası hayal kırıklığına uğradım diyebilirim. Skora bakıp ta aldanmayın sakin Galatasaray iyi oynadığı için değil rakip çok kötü olduğu için bu kadar farklı bir galibiyet aldı.
Sahanın yıldızı olarak Keita’ yı gösterebilirim gerçekten çok verimli ve çok rahat adam eksilte biliyor ceza sahası içine girdiği her pozisyon gol tehlikesi olma olasılığı taşıyor diyebilirim. Fakat komiğime bir şey gitti attığı gollerden sonra statta ismi anons edilirken sanki Abdul Kader değilde Aptal Kader Keita deniliyormuş gibi duyuluyordu bu gerçekten çok komikti… Baroş’ un performansında ciddi anlamda düşüş gördüm. Neredeyse girdiği her ikili mücadelede yerde kaldı, ayakta duracak hali yokmuş gibi bir izlenim verdi.
Arda maça tutuk başlamasına rağmen son dakikalara doğru oldukça etkili bir oyun sergiledi ve perdeyi kapatan isim oldu… Kaptanlık Arda’ ya oldukça yaramış ve gerçekten taraftar Arda’ yı çok seviyor zaten kendiside bu sevgiyi fazlasıyla hak ediyor diyebilirim. İlk defa izleme fırsatı bulduğumuz Elano ise takıma tam olarak adapte olamamış sanki biraz daha zamanı ihtiyacı varmış gibi gözüktü ama yaptığı bir iki hareketle de iyi oyuncu olduğunu gösterdi adeta…
Genel olarak baktığımız takım çok iyi futbol oynuyor diyemem ama en önemlisi bunun sinyallerini vermeye başlamış. Çünkü geçtiğimiz yılların aksine defansta kazanılan her topu rastgele ileriye vurmak yerine paslaşarak, takım olarak hücuma çıkmayı örgenmiş sarı kırmızılılar.
Etiketler:
Galatasaray
19 Ağustos 2009 Çarşamba
Bu sefer haklı

İtalya milli takım teknik direktörü Lippi ile İnter teknik patronu sivri dilli Mourinho’ nun yaşadığı gerginlik hem İtalya basınında hem Dünya hem de Türkiye basınında geniş yer tutmuş durumda…
Açık konuşmak gerekirse Mourinho kişilik olarak sevmediğin kişiler listemin en başında yer alan isimlerden birisi olmasına karşın futbol bilgisine güvendiğim kişiler listemin de en başında yer alan isimlerden biridir.
Hemen hemen her maç öncesi veya maç sonrası Mourinho’ nun ağzından rakibi küçümseyici veya kendini beğenmiş türden açıklamalar yapmasına alıştık artık. Bu tür haberler çıktığında daha haberi okumadan aklımda acaba Mourinho bu sefer ne dedi sorusunu geçirmeden yapamaz oldum… Bana göre bu tür olaylarda her zaman Mourinho haksız olmuştur… Fakat Lippi ile yaşanan gerginliğin sebebini öğrendiğimde Mourinho’ ya hak vermedim desem yalan olur her ne kadar sevmesem de…
Lippi eğer gerçektende Juventus şampiyon olur diye bir açıklama yapmışsa kendi büyüklüğüne yakışmayan bir harekette bulunmuş… Sen İtalya gibi şikenin anavatanın da bu türden açıklamalar yaparsan sadece Mourinho’ ya değil herkese bir çok şey düşündürürsün…
Açık konuşmak gerekirse Mourinho kişilik olarak sevmediğin kişiler listemin en başında yer alan isimlerden birisi olmasına karşın futbol bilgisine güvendiğim kişiler listemin de en başında yer alan isimlerden biridir.
Hemen hemen her maç öncesi veya maç sonrası Mourinho’ nun ağzından rakibi küçümseyici veya kendini beğenmiş türden açıklamalar yapmasına alıştık artık. Bu tür haberler çıktığında daha haberi okumadan aklımda acaba Mourinho bu sefer ne dedi sorusunu geçirmeden yapamaz oldum… Bana göre bu tür olaylarda her zaman Mourinho haksız olmuştur… Fakat Lippi ile yaşanan gerginliğin sebebini öğrendiğimde Mourinho’ ya hak vermedim desem yalan olur her ne kadar sevmesem de…
Lippi eğer gerçektende Juventus şampiyon olur diye bir açıklama yapmışsa kendi büyüklüğüne yakışmayan bir harekette bulunmuş… Sen İtalya gibi şikenin anavatanın da bu türden açıklamalar yaparsan sadece Mourinho’ ya değil herkese bir çok şey düşündürürsün…
Son Viraj Tallinn

Ligde en son oynanan Denizlispor maçında kadroda yaptığı revizyonla herkesi şaşırtan Rijkaard maç sonu yapılan basın toplantısında ise bu tür değişikliklerin her zaman devam edeceğini söyleyerek Perşembe günü oynanacak olan Levadia Tallinn maçında nasıl bir 11’ le sahaya çıkacağı beni meraklandırdı doğrusu…
Denizlispor maçına hafta arasında oynanan milli maçta forma giydikleri gerekçesiyle Servet, Gökhan Zan ve Hakan Balta gibi savunmasının en önemli kilit oyuncularından yoksun çıkan Galatasaray da teknik patron Rijkaard’ ın Tallinn maçına muhakkak bu üç oyuncusuyla başlayacağından eminim…
Orta alanda ise kime görev vereceğini tahmin etmek gerçekten çok güç. Çünkü internet sayfalarında çıkan haberlerde Mehmet Topal’ ın tamamen iyileştiği ve 18 kişilik kadroda yer alacağından bahsediliyordu. Bu güne kadar Ayhan-Barış-Mustafa Sarp üçlüsünden seçtiği iki oyuncuyla ön liberoyu kuran tecrübeli teknik adamın bu bölgeye Mehmet Topal’ ın da katılmasıyla nasıl bir tercihte bulanacağı beni meraklandırmıyor desem yalan söylemiş olurum… Bana kalırsa Ayhan ve Barış ikilisiyle maça başlayıp maçın gidiş hattına göre ikinci yarıda veya maçın son bölümlerinde Mehmet Topal oyuna dahil edilebilir…
İleri uçta ise herhangi bir revizyon yapacağını sanmıyorum Kewell’ ı yedek soyundurup Baroş ve Keita ile maça başlayacağını düşünüyorum. Galatasaray maçlarını izlerken dikkatimi bir şey çekti Baroş sanki gol atmak için değil de daha çok rakip ceza sahası içini boşaltmak için sahada yer alıyormuş gibi geldi. Çünkü ayağına gelen her topu köşelere taşıyarak rakip ceza alanının boşalmasına büyük katkı sağlıyor ve sarı kırmızlı futbolcuların rakip kalede tehlikeli gol pozisyonlarına girmelerine yardımcı oluyor...
Merak ettiğim bir diğer konu herkesin sabırsızlıkla beklediği Elano’ nun bu maçta sahadaki yerini alıp almayacağı. Bana kalırsa Rijkaard çok az bir sürede olsa en azından taraftarlar için Elano’ ya bu maçta muhakkak görev vermelidir diye düşünüyorum...
Ben de Perşembe akşamı Elano ve diğer Aslanları canlı canlı izlemek ve maç sonrası sizlere analiz yapabilmek için tribündeki yerimi alacağım...
Etiketler:
Galatasaray
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


